Posted by halkevcikadinlar
düşman
05:24
Erzurum Girişimci Kadınlar Deneği Başkanı Zekiye Çomaklı, "Çalışma Hayatında Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi" konulu konferansta yaptığı konuşmada, "Belli makamlara kadının oturması hatadır. Kadın vali, kaymakam olmamalı. Her makam kadının makamı değil”dedi. Çomaklı 2011 seçimlerinde AKP'den aday adayıydı
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda düznelnen konferansta “kadınlar insiyatif kullanamıyor” diyen Erzurum Girişimci Kadınlar Deneği Başkanı Zekiye Çomaklı kadınların belli makamlarda yetersiz kaldığını söyledi ve salondaki kadınların tepkisiyle karşılaştı. Çomaklı konuşmasının devamında şöyle dedi: "Belli makamlara kadının oturması hatadır. İnisiyatifini kullanamıyor, eksik kalıyor. Beni taşlayıp, yerebilirsiniz ama böyle eksik gördüğüm kadınlar var. Üniversitede profesör olmuş, güzel bir yere gelmiş. Hiçbir işe yaramıyor. Sadece o masanın kadını. Bu tür kadınların da ayıklanması lazım. Böyle dayı-yeğen işi yapılmamalı. Kadın vali olmamalı, kaymakam da olmamalı. Gecenin bir saatinde bir ot yangını olduğu zaman atına binip gidebilmeli. Kadın naziktir, narindir, duygusaldır. Emir verebilmeli. Yumruğunu vurduğu zaman ses getirmeli. Herkes Zekiye değil. O makamlardaki kişi yumruğunu vuran kadın olmalı. Onun için Milli Eğitim Müdürü, İş-Kur Müdürü kadın olmamalı"
'Yakışması önemli değil, becermesi önemli ama bazı işler yakışmıyor'
Çomaklı’nın konuşmasına salondaki kadınlar tepki gösterdi. Kendisine tepki gösteren kadınlara "Anam, yakışması önemli değil, becermesi önemli. Bir kadın inşaat işçisi olamaz. Yakışmaz buna. Bazı makamlara kadın olmuyor" dedi.
Çomaklı AKP’den aday adayıydı
Erzurum’da Kadın Girişimciler Derneği kuruluşunda yer alan Çomaklı, şu an yönetim kurulu başkanlığı yapıyor. Daha önce MHP’de aktif siyaset yapan Çomaklı, AKP İl Yönetimi yedek üyesi. Çomaklı, 2011 seçimlerinde AKP’den milletvekili aday adaylığına başvuruyor ama seçilemiyor.
Posted by halkevcikadinlar
düşman
08:30
Tayyip Erdoğan: "Yatıyorsunuz, kalkıyorsunuz Uludere diyorsunuz, her kürtaj bir Uludere’dir diyorum. Anne karnında bir yavruyu öldürmenin doğumdan sonra öldürmeyle ne farkı var, soruyorum size. Bunun mücadelesini hep birlikte vermeye mecburuz. Bu milleti dünya sahnesinden silmek için sinsice bir plan olduğunu biliyoruz."
Posted by halkevcikadinlar
düşman
04:32
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Çanakkale'de 2012 Evlilik Hazırlıkları Fuarı açılışında bekarlık taraması yaptı, 5 çocuk istedi, 16 yaşındaki lise öğrencisine damat var mı diye sordu
AKP'de gerici projeler tükenmek bilmiyor. Tayyip Erdoğan'ın "dindar gençlik projesi"nin ardından şimdi de AKP'li Bakan Veysel Eroğlu, "Mutluluk Ormanı Projesi"ni duyurdu.
Bakan Veysel Eroğlu, 2012 Evlilik Hazırlıkları Fuarı açılışı için Çanakkale'ye gitti. Açılışta konuşan Eroğlu: "3 çocuk da yetmez Çanakkale'ye, 5 çocuk olursa daha iyi olur" dedi. Bakan, fuar açılışına nüfusu arttırmak için geldiğini dile getirerek sözlerine devam etti. Eroğlu tam olarak şöyle konuştu: "Bekarların bir an önce evlenmesi lazım. Burası da cennet gibi çok güzel bir şehir. Özellikle nüfusu artsın diye bu fuara geldik"
Mutluluk Ormanı Projesi
Eroğlu, gençlerin bir an önce evlenmelerine yardımcı olmak için Çanakkale'de bir orman sahasını düğün yeri haline getirileceği sözü verdi. Düğün alanının tasarımı hakkında da bilgi veren Bakan: "Ortada ay yıldız şeklinde bir düzen olsun. Yıldız kesiminden gelin ve damat gelsin ve ay bölümünde otursunlar" dedi. Bakan sözlerine, "Gençler yeter ki evlensinler ve mutlu bir yuva kursunlar" diye devam etti. Düğün alanının adını Mutluluk Ormanı ilan eden Bakan fuarı gezmeye başladı.
Lise Öğrencisine Damat Sorgusu
Açılışın ardından Fuar alanını gezen Bakan stantların önünde gelinlik giyerek mankenlik yapan Çanakkale Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi 16 yaşındaki Deniz Güney'e "Damat var değil mi?" diye sordu. Güney, "Evet, var" diye cevap verince Bakan Eroğlu, "Peki o zaman mutluluklar diliyorum. Hayırlı olsun. Bahtınız açık olsun inşallah" dedi. Lise öğrencisi fuarda çalıştığını ima ederek "Ben evlenmiyorum" diyince Bakan Eroğlu "Bahtınız açık olsun derken, evleneceğiniz zamanı kastettim" diyerek toparlamaya çalıştı.
Bakan Teftişe Devam Ediyor
Bakan Eroğlu, bir başka standta çalışan Furkan Avcı' ya "Bekar mısın?" diye sordu. Avcı' nın evli olduğunu söylemesi üzerine Eroğlu bu kez "Çocuk sayısı kaç?" diye sordu. Avcı' nın "Bir" yanıtına Eroğlu, "En az kaç çocuk olması lazm?" diye bir soru daha yöneltti. "Üç" yanıtını veren Avcı' nın elini sıktıktan sonra Bakan Eroğlu, "Görüyorsunuz değil mi maya tutmuş" dedi.
Kaynak: Kolektifler.net
Posted by halkevcikadinlar
düşman
01:43
Davranış bilimleri uzmanı Sema Maraşlı, TV dünyasındaki dizilerin kadınları erkekleştirdiğini iddia etti. Maraşlı, ilçe belediyelerinin davetlisi olarak verdiği seminerlerde kadınların “erkekleşmemesi” gerektiğini anlatıyor.
‘AZILI FEMİNİSTTİM’
Eskiden “azılı bir feminist” olduğunu belirten Maraşlı, artık kendini “antifeminist” olarak tanımlıyor ve “Erkekle kadın doğuştan farklı yaratılmıştır. Allah kadınları şefkatli ve teslimiyetçi yaratmıştır. Erkekleri ise güç, iddia ve başarı üzerine yaratmıştır. Allah dışında kâinatta her şey zıtlığı ile var. Beyaz-siyah, yer-gök gibi, kadın-erkek de bu zıtlıkla yaratılmıştır. Bizim bu zıtlığı bozmamamız gerekir” diye konuştu.
‘YUMUŞAK OLMALI’
“Günümüzdeki sorun kadının tavrı, yürüyüşü, bakışıyla ‘erkekleşmiş’ olması” diyen Maraşlı, “TV dizilerindeki kadınlar çok erkeksi, dediğim dedikçi, akıllı ve kendini beğenmiş. Bu izlenimler kadınları yanlış yönlendiriyor. Bu noktada kadınlarda erkekleşme başlıyor. Evliliklerdeki sorunların en önemli etkeni de kadınların erkekleşmesidir. Kadın yumuşaklığını korumalı, erkek de sertliğini, ama bu kabalık olmamalı” ifadesini kullandı. Kadın diline “bükçe”, erkek diline ise “netçe” adını veren Maraşlı, “Bükçe ima ve mesaj dilidir. Erkek dili netçe ise gayet net ve düz bir dil. Kadınlar ‘netçe’yi, erkekler ise ‘bükçe’yi öğrenmeli” dedi.
'KADINLAR, KADIN HAKLARINI UNUTUN!'
İnternet sitesi üzerinden “evlilik okulu” dersleri de veren Maraşlı’nın kadınlara ve erkeklere tavsiyelerinden bazıları söyle: Kadın haklarını unutun. Kadın ve erkek insan olarak eşittir, fakat hak ve görevlerde eşit olamazlar.
“Sen de erkeğin yaptığı her şeyi yapabilirsin” diye verilen gazla kadınlar lüzumsuz yere havalandılar. Fakat kanatla değil, gazla uçunca yere çakılmak da uzun sürmüyor.
Kadın gibi kadın ol. Kadınlar erkek gibi davranmaya başladı. Dışı kadın, içi erkek. Kadının fıtratında bulunan cilve, işve, sezgi, kurnazlık gibi kadınsı davranışlar, günümüzde okumuş ve çokbilmiş pek çok kadın tarafından bayağı ve basit bulunmakta. Oysa kadın, kadın gibi davranmadığında erkek de nasıl davranacağını şaşırıyor.
Eşine saygılı davran. Eşini değiştirmeye çalışma, kendin değiş.
Posted by halkevcikadinlar
düşman
03:20
Eski hakem ve aynı zamanda hekim olan Ahmet Çakar’ın 1 Beyaz TV ekranlarında yayınlanan “Derin Futbol” adlı programda “Bir erkek bir kadına kolay kolay tecavüz edemez” sözleri kadın düşmanlığının ekranlardan ne kadar kolay yapılabildiğini bir kez daha gösterdi.
Moderatörlüğünü Göktuğ Sevinçli’nin, yorumculuğunu Ahmet Çakar ve Rasim Ozan Kütahyalı’nın yaptığı, Ömer Çavuşoğlu’nun ise konuk olarak katıldığı 1 Aralık tarihli programda yaşanan tecavüz tartışması tepkilere neden oldu.
Çakar’ın sözleri şöyle: “5 ay önce IMF Başkanı (Dominique Strauss-Kahn) bir otelde çalışan kızı, bir de böyle siyahi, çirkin de bir kız elle taciz etti denildi. Ama kız ölmemiş, bir tarafı kırılmamış. Birerkek bir kadına kolay kolay tecavüz edemez. Bunu ben söylemiyorum, adli tıp kitaplarında var. Bir kadın istemezse bir erkeğin tecavüzüne uğramaz. Kadında hasar yok. Kadının ağzında burnunda hiçbir şey yok. İlle de ağzı burnu dağılması gerekmiyor. Tecavüzden yana değilim. Tecavüz eden şerefsizdir, onu da söyleyeyim.”
Posted by halkevcikadinlar
düşman,
gündem
05:32
Bakan danışmanı, emekli hakim Nusret Çiçek, Vakit Gazetesi'ndeki köşe yazısı ile şoke etti. 'Sokaklardaki dar pantolon giyen kadın popolarındaki iğrençlik, Meclis’e taşınıyor’’ diye yazan Çiçek, pantolonun ‘’Cinsel teşhir’’ olduğunu öne sürdü.
Adalet Bakanlığı eski bakan danışmanı, emekli hakim Nusret Çiçek, Vakit Gazetesindeki köşe yazısı ile şoke etti. TBMM’de kadın milletvekillerine pantolon serbestisi getiren kanun teklifini eleştiren Çiçek, "Sokaklar, dar pantolon giyen kadın popoları ile iğrenç bir manzara sergilerken, benzer manzaralar meclis çatısı altına taşınıyor" diye yazdı.
"İKTİDARDA BİZİMKİLER VAR"
Bakan Fatma Şahin’in kadın milletvekillerine pantolon serbestisi için, Salih Kapusuz ile birlikte kanun teklifi hazırladığını belirten Çiçek şunları yazdı:
"Pantolon, muhteremlerin himmetleri sayesinde serbestleşecek... Ama tesettüre hâlâ geçit yok... Demek oluyor ki bu kez de bir başka açıdan Dallas dizileri geliyor ekranlara. Bundan sonra hanım milletvekillerini (kimileri daracık, kimileri dökük) pantolonlu seyredeceğiz. Eskiden CHP vardı kızıyorduk, şimdi ise halktan yüzde 49 oy alarak başa geçen bizimkiler var, haydi söyleyin bakalım kime kızalım?..
Bu ne hal yahu, bu ne dalalet? Sokaklar, dar pantolon giyen kadın popoları ile iğrenç bir manzara sergilerken benzer manzaraları meclis çatısı altına taşımanın ne işe yarayacağını bu millete anlattınız mı?"
PANTOLON CİNSEL TEŞHİR
Pantolonun "Cinsel teşhir" olduğunu da öne süren Çiçek, bir süre sonra arap ülkelerinin meclislerinde de çarşafın kalkacağını öne sürüp şöyle dedi:
"Bu yapılan milli irade mi, yoksa, uydum Cumhuriyet Halk Partili Şafak Pavey’in vagonuna mı? Daha dün, başörtülü gazeteciyi içeriye almayan Meclis, bugün bayan milletvekillerine pantolon giydirmeye kalkıyor.
Arap Baharı deseler de inanmayın, yarın da onların meclislerinde çarşaf kalkacak, cinsel teşhirin birinci maddesi olan pantolon giyilecektir, bundan hiç şüpheniz olmasın... Ne diyelim, bütün bunlar yapanın edenin, omuz verenin ameli olsun. Her yapan, mahşer günü eserleri ile haşr olunur..."
BAKAN DANIŞMANIYDI
Nusret Çiçek, 1973’de Ankara Hukuk Fakültesi mezun olduktan sonra çeşitli il ve ilçelerde savcı ve hakim olarak çalıştı. Refahyol döneminde Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın danışmanlığını yaptı. Personel Genel Müdür Yardımcısı, Tetkik Hakimliği görevlerinde bulundu. Ankara Başsavcı Vekilliği ve Ağır Ceza Mahkemesi hakimliğinden emekli oldu. (Milliyet)
Posted by halkevcikadinlar
düşman,
manşet
05:39
HSYK’nin yargının iş yükünün azaltılması ile ilgili hazırladığı çalışma yargının gerici erkek egemen yüzünü ortaya koydu. Kurulun en çarpıcı önerisi, tecavüze uğrayan kadının tecavüzcüsüyle evlenmesi, böylece davanın düşmesi
12 Eylül referandumu sonrası cemaatin ele geçirdiği ve hızla kadrolaşmasını gerçekleştirdiği Hakimler ve Savcılar Yüksel Kurulu (HSYK), yargının iş yükünün azaltılması konusunda hazırladığı çalışma ile yargının gericileşen erkek egemen yüzünü gözler önüne serdi. Radikal gazetesinden Mesut Hasan Benli, HSYK’nin düzenlediği “Yargının hızlandırılması ve sorunların tespit edilmesi” konulu toplantısında hakim ve savcıların yaptığı önerilerin olduğu rapora ulaştı. Kurulun önerileri arasında, yıllarca kadınların verdiği mücadeleler sonucunda kaldırılan “kadınlar tecavüzcüsüyle evlensin, dava kapansın” maddesinin yeniden yürürlüğe konulması yer alıyor.
’Tecavüze uğrayan tecavüzcüsüyle evlensin’
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve taciz, tecavüz, şiddet ile ilgili davaların sayısının azaltılması konusunda hakim ve savcıların getirdiği öneri, 15 yaşından küçüklere karşı rızaen cinsel ilişki suçlarının ceza miktarının düşürülmesi ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 434. maddesindeki uygulamanın yeniden hayata geçirilmesi.
Kadın örgütlerinin yıllarca yürüttüğü mücadele sonucunda kaldırılan eski TCK’nin 434. maddesi, “Kaçırılan veya alıkonulan kız ya da kadın ile maznun veya mahkumlardan biri arasında evlenme vukuunda koca hakkında hukuku amme davası ve hüküm verilmiş ise cezanın çektirilmesinin tecil edileceği” hükmünü içeriyor. “Tecavüze uğrayanın tecavüzcüsüyle evlenmesi” olarak da bilinen 434. madde uyarınca evlenmenin gerçekleşmesi halinde tecavüzcünün cezası 5 yıl ertelenebiliyor.
’Adli Tıp ruh sağlığını kontrol etmesin’
HSYK tarafından hazırlanan raporun bir diğer öneri maddesi de tacize, tecavüze veya şiddete uğrayan kadının “beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı”nın araştırılması yerine sadece “beden sağlığının bozulup bozulmadığı”nın soruşturulması. HSYK, bu önerisini Adli Tıp’tan istenen raporlarının çok geç gelmesi ve davaların gecikmesi gerekçesine dayandırdı.
’Özel yetkiler kalksın, TC Savcılığı kurulsun’
HSYK, kamuoyunda tepki toplayan uygulamalarını bir yandan sürdürüp bir yandan değişmiş görünebilmek için ise farklı öneriler sunma yoluna gitmiş. Raporda, özel yetkili savcıların ve mahkemelerin tepki topladığı ifade edilerek kaldırılması talebi getiriliyor.
Ancak özel yetkili savcıların ve mahkemelerin yerine aynı işlevi görecek Türkiye Cumhuriyeti Savcılığı kurulması öneriliyor. Değişiklik, Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin kaldırılması ancak işlevinin özel yetkili savcılar aracılığıyla sürmesi sürecine benziyor.
Raporda geçen “HSYK’nin halen Adalet Bakanlığı’nın bir dairesi gibi olan görüntüden kurtulması için Adalet Bakanı’nın kurula başkanlık etmesinden vazgeçilmelidir” ifadesinin ardından ise kurulun başkanının sembolik olması gerektiği, bu kişinin de cumhurbaşkanı olabileceği önerisi yapılıyor.
’Bu maaşla olmuyor’
Maaşlarının belirlenmesinde Anayasa Mahkemesi Başkanı ya da milletvekili maaşlarının ölçüt alınmasını da talep eden hakim ve savcılar bununla da yetinmeyerek döner sermaye kurulmasını, yapılacak protokollerle hakim ve savcıların buralarda ücretsiz muayene edilmesini talep ediyor.
Posted by halkevcikadinlar
düşman
02:47
Balçiçek İlter'in hazırlayıp sunduğu 'Karşıt Görüş' programına katılan İsmail Nacar, İlter'in de tepkisini çeken, tartışma yaratacak sözler söyledi.
İslamcı yazar İsmail Nacar, Belediye otobüsünde gerçekleşen öpüşen gençlerin otobüsten indirilmesi ve şort giyen kadının darp edilmesi saldırıları ile ilgili olarak "Saygı duymam ama tahammül ederim. Sevgilisiyle çok sarmaş dolaş bir insana, sıkı sıkı bir otobüsün içinde saygı duymam. Ama tahammül ederim. Gerekirse de polise haber veririm. Halkın içinde dudak dudağa olacak rezillik değil bunlar" dedi. İlter, "Niye polise haber veriyorsunuz? Bir suç mu işliyorlar? Sizin tahammülerinize göre mi hayatımı mı belirleyeceğim?" dedi.
Posted by halkevcikadinlar
basından,
düşman,
gündem,
halkevci kadınlar,
kadın,
manşet,
taciz
06:15

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Halkevleri üyesi Dilşat Aktaş'ın bir polis memuru tarafından yumruklanmasına ilişkin soruşturmada, görüntülerde tespit edilmesine rağmen, yumruğun 'savunma amaçlı' olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.
Polis Deniz Naci Uruçay, savcılığa verdiği ifadede, “Eğer vurabilmiş olsaydım, o kişinin burnu veya çenesi kırılırdı” dedi. Savcılık polisin bu ifadesine de hak verdi.
Halkevleri üyesi bir grup Sağlık Müdürlüğü’nden izin alarak, Kızılay’da 26 Şubat’ta organ bağışı standı açtı. Polis, izne rağmen gruba müdahale ederek standın kaldırılmasını istedi. Dilşat Aktaş, buna itiraz etti ve çıkan arbedede Deniz Naci Uruçay’ın yumruklarına hedef oldu. Savcılık da suç duyurusu üzerine olayla ilgili soruşturma başlattı.
‘Savunma’ için yumruk
Cumhuriyet Savcısı Abdullah Bulgen, soruşturma sonucunda polis memuru hakkında takipsizlik kararı verdi. Aktaş’ın Adli Tıp raporundaki “Yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı” tespitinin altı çizilen kararda, olay görüntülerinde eylemcilerle polis arasında arbede yaşandığı belirtilerek, “Şüphelinin sağ ve sol yumruklarıyla müştekinin yüzüne vurduğu görülmüştür” denildi.
Polis memuru Uruçay ise ifadesinde, aynı yerde izinsiz stand açan bir başka gruba müdahale etmek isterken arbede çıktığını anlatarak, “Arbedede yere düştüm. Yerdeyken göstericilerden birisi tekme ile suratıma vurdu. Burnum kırıldı. Darbenin etkisiyle gözüm karardı, üzerime birinin geldiğini fark etmem sonucu savunma amaçlı olarak önce sağ, sonra sol yumruğumla gelene doğru savurdum. Eğer yumrukla vurabilmiş olsaydım, burnu veya çenesi kırılırdı” dedi.
Savcı da polisin bu ifadesine hak verdi ve “Şüphelinin belirttiği gibi yumruklarını isabet ettirmiş olsaydı, ‘hafif ödemden’ daha ağır durumun oluşması gerekecekti” dedi. Aktaş’ın avukatı Sevinç Hocaoğulları ise darbın görüntülendiğine dikkat çekerek “O dönem Güvenlik Şube amirlerinden Osman Bey Halkevleri’ne gelerek olayla ilgili Dilşat Aktaş’tan özür dilemişti” dedi.
Posted by halkevcikadinlar
düşman,
gündem
06:46
"Kadınlar en az 3 çocuk doğurmalıdır" - R. Tayyip Erdoğan: Başbakana göre kadınlar ailenin bakıcısı, erkeğin hizmetçisidir. Aile içindeki işbölümü asla sorgulanamaz. Kadınlar çocuk doğurarak patronlara ucuz işçi sağlayacak kuluçka makineleridir.
Posted by halkevcikadinlar
düşman,
gündem
06:43
"Kürt kuma almak savaşı çözer" - AKP'li Rize Belediye Başkanı: AKP'li belediye başkanına göre erkekler için çokeşlilik meşrudur. Kürt kadınları da kuma alınabilir (!)
Posted by halkevcikadinlar
düşman,
gündem
06:40
Kadına yönelik şiddet abartılıyor - R. Tayyip Erdoğan
Posted by halkevcikadinlar
düşman,
gündem
06:28
"Kadınla erkek eşit değildir" R. Tayyip Erdoğan