Kadın düşmanı Tayyip Erdoğan istifa !
Posted by nevruz etkinlik, manşet 08:39
| Haziran İsyanı kadınlar için de 3 -5 ağaç meselesinin çok daha ötesindedir.Kadın düşmanı Tayyip Erdoğan'ın iktidara geldiği ilk günden beri kadınların hayatlarını tahakküm altına almaya çalışması , babaya, kocaya, patrona köle etmek, kendi bedenleri üzerindeki söz haklarını almak istemesidir direniş meydanını kadınlaştıran. Kadınların öfkesidir o sokakları dolduran ve yine onlar olacaktır AKP hükümetini devirecek olan. Halkevci Kadınlar olarak tüm kadınlara çağrımızdır; yarın hep birlikte direniş meydanına rengimizi vermek için orada olacağız. Tüm kadınları 06.06.2013 Perşembe 13.00'de Halkevci Kadınlar masasına bekliyoruz. |
"Bir başımıza değil kadın başımıza hesap soracağız" diyenler sokaklardaydı
Posted by halkevcikadinlar gündem, haber, halkevci kadınlar, manşet 07:38
İSTANBUL
8 Mart Dünya Kadınlar Günü için binlerce kadın Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin önünde buluştu. Kadıköy’deki İskele Meydanı’na yürüyen kadınlar miting alanında taleplerini, isyanlarını bir ağızdan haykırdılar
İstanbul 8 Mart Kadın Platformu’nun “Cinsiyetçi Politikalara, Savaşa, Yoksulluğa, Kadın Katliamlarına ve Emeğimizin Sömürülmesine Karşı Direnerek Örgütleniyoruz” yazılı ana pankartının arkasında binlerce kadın kendi döviz ve pankartlarıyla Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin önünden yürüyüşe başladılar.
Kadınlar Kadıköy İskele Meydanı’ndaki miting alanına ulaştılar. Miting alanına kurulan sahneden konfetiler patlatıldı. Kadıköy, binlerce kadının hep bir ağızdan attığı “Jin jiyan azadi” sloganı ile yankılandı.
Halkevci Kadınlar: “Karar da bizim yaşam da”
Halkevci Kadınlar mitingde “Karar da bizim yaşam da, kadın düşmenı AKP’yi durduracağız” pankartı ile yürüdü. İstanbul’un çeşitli mahallelerinden gelen onlarca kadın, AKP’nin kadın düşmanı politikalarına, şiddete, tacize, tecavüze, güvencesizliğe, gericiliğe karşı kadın mücadelesini yükselteceklerini haykırdılar. Halaylar, horonlar, türkülerle yürüyen Halkevci Kadınlar, AKP’yi, tüm erkek egemen sistemi ancak kadın dayanışması ile durdurabileceklerinin mesajını yürüyüş boyunca atılan sloganlarla, taşınan dövizlerle göstermiş oldu.
Kadınlar 8 Mart'ta erkek egemen zihniyete ve bu zihniyetin öncüsü AKP'ye karşı mücadele için, kürtaj hakları için, tüm kadınlara sosyal güvence için, eşit bir ülke ve dünya çin sloganlarını en yüksek sesleriyle attılar.
Kadıköy İskele Meydanı’ndaki miting alanına varıldığında tertip komitesinin hazırladığı Türkçe ve Kürtçe konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmanın satır başları şu şekilde:
“Savaşlarda en çok bedel ödeyen kadınlar barış için sözünü söylemeli, askeri siyasi operasyonlara son verilmeli, Ortadoğu’da süren savaşta Suriyeli mülteci kadınlar kamplarda tacize, tecavüze uğruyor. Kadına yönelik şiddet devlet politikalarından besleniyor. Politikacılar tarafından bedenimize kimliğimize dönük saldırılar sürüyor. Biz kadınlar buna izin vermiyoruz.
AKP’nin 11 yıldır sürdürdüğü kadın düşmanı politikalar yüzünden her gün 5 kadın öldürülüyor. Devlet şiddeti gözaltında taciz ve tecavüzle sürüyor. Başta KESK’li Kadınlar olmak üzere örgütlü kadınlara yönelik baskı ve tutuklamalar sürüyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul Müdürlüğü’nü işgal eden Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden kadınlar merdivenlerden sürüklendi, Sirkeci Karakolu’nda şiddet gördü. Karakolu şikayet ediyor, sorumluların yargılanmasını istiyoruz.
Fatma Şahin ve hükümet aileyi koruyor. Ulaşılabilir ve yeterli sayıda sığınma evi istiyoruz. Vajina demekten utanan sezaryene ve kürtaja karşı çıkmaktan utanmıyor. Kürtajı ve sezaryanı yasaklamaya çalışanlara sesleniyoruz, yasaklamanıza izin vermedik vermeyeceğiz. Herkes için ulaşılabilir ücretsiz kürtaj istiyoruz.
Cinsel yönelim ve cinsiyet ayrımcılığına karşı çıkıyoruz. Avcılar’da linç edilen, Maltepe’de kılıçlarla saldırılan, Bursa’da öldürülen trans kadınların hesabını soruyoruz.
Kız çocuklarının okumalarının önünde engel oluşturan, çocuk gelinleri artıran cinsiyetçi gerici 4+4+4 eğitim sistemine karşı çıkıyoruz.
Esnek çalıştırılan kadınlar sigortasız çalıştırılıyor. Kadınlar eşit işe eşit ücret alamadığı gibi iş yerinde taciz ve mobbingle yüzyüze kalıyor. Güvencesiz çalıştırmaya, işyerinde tacize karşı çıkıyoruz.”
Konuşmanın ardından katledilen kadınlar ve kadın mücadelesinin önderleri için saygı duruşu yapıldı. Dalepe Nena, kadın müzik grubu şarkılarıyla alanda toplanan binlerce kadını coşturuyor.
BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, binlerce kadına şu şekilde seslendi: “Kadınlar eve kapatılıyor, yoksullaştırılıyor. Kadınlara kaç çocuk doğurması gerektiği söyleniyor. Ama biz kadınlar bunlara isyan ediyoruz. Bizler yaşamın ta kendisiyiz. İşte o yüzden ‘jiyan’ diyoruz.”
Tuncel, kadınların yüz yıllardır verdiği eşitlik ve özgürlük mücadelesinin bedelini ödediğini söyleyerek, “Bu yüzden bu yıl sloganımız ‘Rosalar’dan Sakineler’e Yolunuz Yolumuz, Mücadeleniz Mücadelemizdir’. Bugün sokakta binlerce Leyla, Sakine, Fidan var.” dedi.
Trans kadınlar adına Kadın Kapısı’ndan Şevval Kılıç konuştu. Kılıç, kadına yönelik şiddet arttıkça, trans bireylere yönelik şiddetin de arttığını ifade etti.
Trans kadınların barınma haklarının ellerinden alındığına değinen Kılıç, Avcılar’daki Meis Sitesi’nde translara yönelik yaşanan ayrımcı tutumu aktardı.
Türk Hava Yolları direnişindeki kadınlar adına konuşan Deniz Eralp de, “Kadın işçiler olarak sendikamızla basın açıklamasına katıldığımız için işten atıldık. Ancak, bıkmadan usanmadan direnişe devam ediyoruz. Haklarımızı almak için dilenmiyoruz, direniyoruz” dedi.
4 Mart’ta Cağaloğlu’ndaki Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nü işgal eden ve Sirkeci Karakolu’nda polis tarafından işkence yapılan Üniversiteli Kadın Kolektifi üyeleri adına Merve Karadaban konuştu. Karadaban yaptıkları işgale ilişkin olarak “Biz o binaya Fatma Şahin’den artan taciz ve tecavüzün hesabını sormaya, ‘kürtaj haktır’ demeye gittik.” dedi. Gözaltında yaşadıkları polis şiddetini ve işkencesini anlatan Karadaban, “Üniversiteli kadınlar AKP’ye meydan okuyor” diye konuştu.
Konuşmaların ardından ilk olarak Zelal Gökçe sahneye çıktı. Gökçe’nin ardından Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu ve Feryal Öney sahne aldı.
ANKARA
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Ankara'da alanlara yine kadınların öfkesi ve coşkusu hakim oldu. Erkek egemenliğine, tacize, tecavüze, cinayetlere, şiddete, gözaltı ve tutuklamalara karşı kadınlar, dayanışmanın önemine işaret eden miting gerçekleştirdi.
Ankara’da son yılların en kitlesel ve coşkulu 8 Mart Mitingi yaşandı. Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla saat 12.00’dan itibaren Kolej Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, kortejlerini oluşturarak artık bir 8 Mart alanı olan Ziya Gökalp Caddesi’ne yürüdü. Feministlerden meslek örgütlerinden kadınlara, yoksul mahallelerdeki kadınlardan liseli kadınlara, engelli kadınlardan seks işçisi kadınlara, barınma hakkı için direnen kadınlardan yöre derneklerinden kadınlara, üniversiteli kadınlardan lezbiyen, gey, biseksüel, trans bireylere kadar yaklaşık 5 bin kadın hem öfkesini hem de coşkusunu sokaklara taşıdı.
Halkevci Kadınlar'da eylemin şenlikli gruplarından biriydi. Ankara'daki her Halkevi şubasinde yapılan döviz atölyelerinde kadınların kendi elleriyle hazırladıkları pankartlarını, dövizlerini taşıyarak seslerine ses kattılar. Yürüyüş boyunca kadınlar şarkılar söylediler, mücadelelerini sloganlarıyla dillendirdiler. Kadınlar 8 Mart'ta erkek egemen zihniyete ve bu zihniyetin öncüsü AKP'ye karşı mücadele için, kürtaj hakları için, tüm kadınlara sosyal güvence için, eşit bir ülke ve dünya çin sloganlarını en yüksek sesleriyle attılar.
‘Kadın dayanışmasını büyütüyoruz’
Rengarenk pankart ve dövizler taşıyan kadınlar, Ziya Gökalp Caddesi’ne geldikten sonra miting programını başlattı. Platform adına Türkçe ve Kürtçe okunan ortak basın açıklamasında kadına yönelik şiddetin erkek egemen sistemin var olduğu her yerde yaşandığının altı çizildi. Açıklamada şiddete karşı mücadelede kadın örgütlerini dışlayan AKP’nin kürtaj hakkını yasaklamaya karşı yükseltilen mücadelenin iktidara geri adım attırdığı hatırlatıldı.
AKP’nin gerici, cinsiyetçi, ırkçı ve kadın düşmanı politikalarından örnekler verilen basın açıklamasında “Bizler erkek egemenliğine karşı mücadele etmeye, kendi hayatımızda söz ve karar sahibi olduğumuzun bilinciyle 8 Mart’ta yine meydanlardayız. Bizlere dayatılan bu karanlığı reddediyor, istediğimiz dünyayı kendi ellerimizle kurmak için kadın dayanışmasını büyütüyoruz” denildi. Kadınlar taleplerini sıralayarak açıklamayı sonlandırdı.
ANTAKYA
Antakya’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için sokağa çıkan kadınlara polis saldırdı. Antakya Kadın Platformu’nun, “Savaşa, kadın cinayetlerine, tecavüze, tacize, şiddete, kadın emeğini sömürenlere karşı yaşasın kadın dayanışması” çağrısıyla kadınlar yürüyüş için bir araya geldi. Ancak 1 Eylül 2012’de savaşa karşı düzenlenen mitingin ardından her türlü basın açıklamasının yasaklandığı Antakya’da polis kadınların yürüyüşüne izin vermedi. Kadınların yürüme konusundaki ısrarı ve kararlılığı karşısında polis yoğun biber gazı kullanarak kitleyi dağıtmaya çalıştı. Kadınlar polisin yoğun baskısına rağmen “Kadınlar savaş istemiyor” diyerek barikatı aştı. Antakya Eğitim Sen önünden yürüyüşe geçen kadınlar Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklama, kadınların yaptığı tiyatro ve müzik dinletisi ile son buldu.
Antakya’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için sokağa çıkan kadınlara polis saldırdı. Antakya Kadın Platformu’nun, “Savaşa, kadın cinayetlerine, tecavüze, tacize, şiddete, kadın emeğini sömürenlere karşı yaşasın kadın dayanışması” çağrısıyla kadınlar yürüyüş için bir araya geldi. Ancak 1 Eylül 2012’de savaşa karşı düzenlenen mitingin ardından her türlü basın açıklamasının yasaklandığı Antakya’da polis kadınların yürüyüşüne izin vermedi. Kadınların yürüme konusundaki ısrarı ve kararlılığı karşısında polis yoğun biber gazı kullanarak kitleyi dağıtmaya çalıştı. Kadınlar polisin yoğun baskısına rağmen “Kadınlar savaş istemiyor” diyerek barikatı aştı. Antakya Eğitim Sen önünden yürüyüşe geçen kadınlar Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklama, kadınların yaptığı tiyatro ve müzik dinletisi ile son buldu.
ANTALYA
8 Mart Antalya Kadın Platformu tarafından organize edilen bir yürüyüşle kutlandı. Saat 12.00’da Aydın Kanza Parkı'nda toplanmaya başlayan kadınlar, 12.30’da Güllük Caddesi'nden yürüyüşe geçerek Yavuz Özcan parkına geldi.
Güllük Caddesi kadınların şarkıları ve sloganları ile yürüyüş boyunca renkli görüntülere sahne oldu. Erkek şiddetine ve AKP gericiliğine karşı sloganların atıldığı yürüyüşün sonrasında Yavuz Özcan Parkı'nda düzenleyici kurumları temsilen KESK Tüm Bel Sen Yönetim Kurulu Üyesi Birgül Yiğit Kabaklı’nın açılış konuşmasının ardından, tertip komitesinde yer alan DİSK, TMMOB, Halkevleri, CHP, ÖDP, HDK adına da birer konuşma yapıldı.
Yüzlerce kadının katıldığı eylemde düzenleyici kurumlar dışında çok sayıda dernek de katılarak destek verdi.
ARTVİN
Kemalpaşa ve Hopa'da Halkevci Kadınlar tarafından pekçok ev toplantısı ve Halkevi şubelerinde sabah kahvaltıları ile 8 Mart a hazırlanan kadınlar dün(8 Mart) sokağa çıktı
Dün (8 Mart) Hopa belediye parkında bir araya gelen kadınlar “Söyleyecek sözümüz, direnecek gücümüz var” pankartı açarak rengarenk kortejleri ile Hopa Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdiler. Savaşa, şiddete, tacize, karşı sloganlar atan kadınlar Hopa Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptılar.
Dün (8 Mart) Hopa belediye parkında bir araya gelen kadınlar “Söyleyecek sözümüz, direnecek gücümüz var” pankartı açarak rengarenk kortejleri ile Hopa Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdiler. Savaşa, şiddete, tacize, karşı sloganlar atan kadınlar Hopa Meydanı’nda bir basın açıklaması yaptılar.
ESP ve Halkevci kadınların çağrısı düzenlenen eylemde okunan basın açıklamasında; kadının kimliğini reddeden, kadını aile içine hapseden, “Fedakâr anne, iffetli eş ve sigortasız işçi” haline getiren; kürtaj yasağı ile kadınların bedeni ve yaşamı üzerinde denetim kurmaya çalışan kadın düşmanı AKP’ye karşı; en az üç çocuk dayatmasıyla kadınları kuluçka makinesi yerine koyan Başbakan Erdoğan’a karşı kadınların mücedelesinin süreceğini dile getirdiler.
Açıklamamın ardından tekrar Hopa parkına yürüyen kadınlar eylemlerini tulum eşliğinde oynanan horonlarla noktaladılar.
Açıklamamın ardından tekrar Hopa parkına yürüyen kadınlar eylemlerini tulum eşliğinde oynanan horonlarla noktaladılar.
Halkevci kadınların 8 Mart etkinlikleri 10 Mart Pazar günü Kemalpaşa Belediye Düğün Salonu’nda yapılacak olan Türkiye'de Kadın Düşmanı Politikalar paneli ile devam edecek.
BOLU
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Bolu Emek ve Demokrasi Platformu üyesi kadınlar, kadına yönelik şiddete karşı ve 8 Mart’ın tatil olması için İzzet Baysal Caddesi Bankalar önünde bir araya geldi. Ortak basın açıklamasını okuyan KESK dönem sözcüsü Bircan Öztop “İşte bir 8 Mart daha aldı getirdi kapımıza, mor menekşeler bıraktı avuçlarımıza. New York’ta yakılan işçi kadınların 156 yıllık kokusunu, zalimlerin bitmeyen korkusunu, bin yıllardır dinmeyen öfkemizi, direnişi de isyanı da bıraktı yüreğimize yeniden” diyerek sözlerine başladı
‘New York’ta kızkardeşlerimizi yakan ateş 156 yıldır sönmedi’
“New York’ta kız kardeşlerimizi yakan ateş,156 yıldır hiç sönmedi” diyen Öztop, Bursa’da bir tekstil atölyesinde yanan kadınları’da andı. İstanbul’da, Adıyaman’da, Ankara’nın Ostim’de sokaklarda caddelerde her gün kadınların katledildiğine dikkat çekti. “ Erkek devlet”in “adamlarınca” güpegündüz,canlı yayınlarda “büyük” gazetecilerin üçüncü sayfalarında “ küçücük” bir haber oluveriyoruz” diyen Öztop şunları söyledi: “kadınların itirazlarını ve mücadelesini, devlet polis erkek şiddeti ile bastırmaya çalışan arkadaşlarımızı hapishanelere dolduran ceberrut anlayışa karşı isyandayız. Her gün iş cinayetlerinde,meslek hastalıklarında yitirdiğimiz canlarımız için isyandayız. Katillerimizi “ tahrik” indirimiyle salıveren, onları yeni kadın kıyımlarına teşvik eden erkek yargıya karşı isyandayız. Dünyanın 21 ülkesinde tatil olan 8 Mart’ın “ resmi tatil olması” için isyandayız”
ÇANAKKALE
“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” etkinlikleri kapsamında 4 gündür süren etkinlikler, renkli yürüyüşle sona erdi. Tiyatro, panel ve film gösterimi etkinlikleri ile devam eden program kapsamında dün (8 Mart Cuma) Salı Pazarı'ndan Cumhuriyet Meydanı'na yürüyüş yapıldı. Yürüyüş müzik dinletisi ve halaylar eşliğinde son buldu
Çanakkale Kadın Platformu tarafından düzenlenen yürüyüşe yoğun ilgi gösteren kadınlar, hafif yağan yağmura rağmen alanı doldurdu.
Halkevci Kadınlar, saat 15.00'da Çanakkale Halkevi'nde toplanarak Salı pazarına sloganlarla yürüyüp kutlamaya erken başladı.
Saat 16.30'da Salı pazarından başlayan yürüyüş saat 17.00'da Cumhuriyet Meydanı'nda son buldu. Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan kadınlar basın açıklamasından sonra müzik ve halaylar eşliğinde kutlamalara devam etti.
Basın açıklamasında dünya kadınlar gününün önemine değinen kadınlar “Savaşın şiddettin normalleştirmesine, kadınlar ve çocuklar üzerindeki baskısına karşı, barış için ellerimizi, yüreklerimizi birleştirelim, diyoruz.
Biz, kadınların yaşamına, çalışıp çalışmayacağına, ne giyip ne giymeyeceğine, doğurup doğurmayacağına, Karar da yaşam da bizim diyoruz!
Kadınla erkeği eşit görmediğini söyleyen, en az üç çocuk doğurun deyip kadınları kuluçka makinesi yerine koyan kadın düşmanı başbakana karşı! Kadın, yaşam, özgürlük diyoruz.” dedi. AKP gericiliğine, erkek egemen zihniyete geçit vermeyeceklerini haykırdılar.
Çanakkale Kadın Platformu olarak taleplerini sıralayan kadınlar, alanı müzik ekibine bıraktı.
Canlı müzik dinletisi ve müzik eşliğinde halaylarla devam eden etkinlik saat 17.30'da son buldu.
Bir an olsun susmayan Halkevci Kadınlar 8 Mart eylemini başladıkları yerde, Çanakkale Halkevi'nde, bitirdi.
ESKİŞEHİR
Eskişehir'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sokaklara çıkan binlerce kadın erkek egemenliğine, gericiliğe, cinsiyetçiliğe, kadına yönelik şiddete karşı sokaklardaydı. Yediler Parkı etrafında buluşan kadınlar "sokaklardayız, isyanlardayız" yazılı pankartı açarak yürümeye başladı. Eylem boyunca sürekli sivil ve amirler tarafından takip edilen kitle polis tarafından Doktorlar Caddesi girişinde durdurulmaya çalışıldı. Kadınlar kararlılığı ile polis engelini tanımadı, kısa konuşmaların ardından yürümeye devam ettiler. Adalar Migros önünde toplanan kitle basın açıklamasını yaptı. "Barış istiyoruz", "Yoksulluk kadınları vuruyor" diyen kadınlar, "Kadınlara güvenceli istidam ve sosyal güvence hakkı verilmesini, kadına yönelik şiddet uygulayanlara ağır cezalar uygulanmasını, tecavüzcülerin devlet tarafından korunmamasını, savaşın son bulup ülkede barışın hakim kılınmasını istiyor, tüm kadınları mücadelemize katılmaya çağırıyoruz" diyerek basın açıklamasını sonlandırdı. Eylem marşlar, şarkılar, halaylar eşliğinde sona erdi.
İZMİR
İzmir Halkevci Kadınlar, 8 Mart’ta ‘Karar da bizim, yaşam da’ diyerek kadın düşmanı AKP’yi durdurmak için sokaktaydı. İzmir Halkevci Kadınlar, Üniversiteli Kadın Kolektifi, Liseli Genç Umutçu Kadınlar’ın çağrısıyla bir araya gelen kadınlar, Konak Eski Sümerbank önünden Konak metro çıkışındaki etkinlik alanına yürüyüş yaptı.
Yürüyüş boyunca "Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadın dayanışması", "Kadınlar yürüyor mücadele büyüyor", "AKP Elini Bedenimden Çek", "Dünya yerinden oynar kadınlar özgür olsa", "Görünmeyen emek Sesini yükselt", "Gelsin baba, gelsin koca, gelsin devlet gelsin cop, inadına isyan inadına isyan inadına özgürlük" sloganları atıldı.
Metro çıkışındaki etkinlik alanını, 8 Mart alanına çevirdiklerini söyleyen kadınlar, kısa bir drama gösterisi sundular.
Çevredekiler tarafından da ilgiyle izlenen drama sonrası Halkevleri Ege Bölge Temsilcisi Didem Tosun basın açıklaması yaptı.
Açıklamada kadın mücadelesinin uzun soluklu bir mücadele olduğunu hatırlatan Tosun, "İçinde yüzyılların biriktirdiği direniş, yılgınlık, geri çekilmelerin olduğu kadar kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini yan yana omuz omuza vererek sürdürdükleri bir mücadele tarihi; kimi zaman erkeklere, kimi zaman patronlara kimi zamanda siyasi iktidarlara karşı yükseltilen mücadelenin, kadın kadına buluşmaların, bugün bizlere ilham veren öyküsü 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde sesimizi yükseltmek, kız kardeşlerimizle dayanışmayı arttırmak için yine alanlardayız" dedi.
4+4+4 yasası ile kız çocuklarının eğitim kademelerinden daha hızlı koparılarak aileye ve erkeğe mahkum edilmesi anlamına geldiğine dikkat çeken Tosun, "Kadınlar olarakne çocuklarımızın etek boyuna ne de okul hayatına müdahale ettirmeyeceğiz, okullardaki cinsiyetçi uygulamalara, kılık kıyafet yönetmeliğine, çocuk gelin uygulamasının önünü açanlara karşı, dinsel gericiliğe ve AKP ye karşı mücadele ediyoruz." dedi.
‘Görünmeyen emek sesini yükselt’
Çıkarılmak istenen kürtaj yasasıyla kadınların yaşamlarının, bedenlerinin denetim altına alınmaya çalışıldığını belirten Tosun, kadınların “Kadınlar kürtaj olmasın, tecavüze uğrasa da doğursun ya da kendini öldürsün” diyen kadın düşmanı bakanlara üniversitelerde, kent meydanlarında son yılların en kitlesel en yaygın eylemleriyle iktidara yanıt verdiğini ifade etti.
‘Üniversitelerde gericiliğe karşı mücadele edeceğiz’
Halkevleri Ege Bölge Temsilcisi Didem Tosun’un yaptığı basın açıklamasının ardından Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden Esin Çalışkan bir konuşma yaptı. Son on yıldır öldürülen, şiddete, tecavüze, tacize uğrayan kadınların sorumlusunun AKP olduğunu belirten Çalışkan, "26 kişinin tecavüzüne uğramış N.Ç’nin ve N.Ç. davası gibi bir çok davanın adaletsiz adaleti, 3 çocuk yetmez 5 çocuk diyerek kadınları kuluçka gibi gören zihniyet, Uludere katliamıyla kürtajı aynı gören, kadın bedenine dil uzatan AKP’nin ta kendisidir" dedi.
Liseli Genç Umutçu Kadınlar, 4+4+4 eğitim yasasıyla, kılık kıyafet yönetmeliğiyle, kadın düşmanı, gerici, cinsiyetçi, piyasacı uygulamalarıyla liseleri gericileştirmek ve eğitimi paralı hale getirmek isteyen AKP iktidarına karşı liselerde mücadeleye devam edeceklerini belirttiler.
Etkinlikte kadınlar yaşanmış kadın hikayelerinden yola çıkarak yazdıkları şiirleri okudular. Kadınlar mücadelenin 8 Mart’la sınırlı kalmayacağını ve kadın düşmanı her uygulamanın karşısında duracaklarını söyleyerek ortak mücadele çağrısı yaptılar.
KOCAELİ
Kocaeli Valisi Ercan Topaca’nın bir süredir devam ettirdiği yürüyüş yasağı kadınlar tarafından delindi.
8 Mart Dü+nya Kadınlar Günü'nde Kocaeli, Halkevci Kadınlar, Üniversiteli Kadın Kolektifleri ve Kocaeli Kadın Platformu’nun eylemlerine sahne oldu. İlk olarak Halkevci Kadınlar ve Üniversiteli Kadın Kolektifleri’nin açıklaması ve tiyatro gösterisiyle başlayan etkinlikler Kocaeli Kadın Platformu’nun yürüyüşüyle devam etti. Uzun bir süredir Kocaeli sol muhalefetine kapalı olan Yürüyüş Yolu, 8 Mart’ta da kapatılmaya çalışıldı. 8 Mart’tan 2 gün önce valilik yerel basın aracılığıyla yürüyüş için izin alınması, bildirim yapılması gerektiğini deklare etti. Daha sonra polis aracılığıyla yürüyüşün izinsiz olduğunu ve olabilecek durumlardan sorumlu olmadıklarını bildiren bir evrak Kocaeli Kadın Platformu Sözcüsü Eğitim Sen Kadın Sekreterliğine tebliğ edildi ve defalarca telefonla yürüyüşün yapılmaması için yürüyüşün başlayıncaya kadar tacizde bulunuldu. Bütün baskılara rağmen kadınlar yürüyüşte kararlı davranarak yürüyeceklerini deklare ettiler.
Manipülasyon çabaları boşa çıktı
Yürüyüşün başlamasından sonra herhangi bir müdahaleyle karşılaşılmadı. Ancak yürüyüşün başlamasından az sonra toplum polisleri ve yunuslar Yürüyüş Yolu’nun iki tarafına dizilerek yürüyen kadınlara karanfil dağıtmaya çalıştı. Yürüyüş yolunun açılmasının valinin bir lütfu olarak sunmaya çalışan polisin bu çabası kadınların çiçekleri almaması ve polisin gerçek yüzünü teşhir etmesiyle boşa çıktı. Yürüyüş yolunun açılmasının bir lütuf değil kadın mücadelesiyle gerçekleştiği vurgulandı.
İnsan Halkları Parkı’na kadar yürüyen Kocaeli Kadın Platformu burada vali ve polisin tavrını kınayan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün tarihsel misyonunu aktaran ve 10 yıllık AKP iktidarının kadına yönelik gerici, kadın düşmanı politikaları teşhir eden bir açıklama yapıldı. Açıklamanın ardından kadınlar şarkılar söyleyerek halay çekti.
MERSİN
Mersin'de ayağa kalkan Halkevci Kadınlar, kadın düşmanı, gerici, cinsiyetçi, işbirlikçi AKP'ye meydan okumak için alanlardaydı.
Balıkçı Barınağı’nda Mersin Kadın Platformu’yla biraraya gelen kadınlar ve LGBT bireyler; erkek egemenliğine ve AKP iktidarına karşı, 4+4+4 eğitim sistemiyle çocuk gelinliğin önünü açan eğitim sistemine karşı, nefret söylemlerinin ve nefret cinayetlerinin artmasına neden olan iktidara karşı başkaldırdıklarını bir kez daha yinelediler. Oldukça renkli geçen etkinlikte; kadınlar tarafından müzik dinletisi ve skeç yapıldı.
Okunan basın metninde ise; “Artış gösteren kadına yönelik şiddetin engellenmesi gerekirken, yargının ödül niteliğinde verdiği cezalar ile birlikte taciz, tecavüz ve şiddet giderek artmaktadır. AKP kadın bedenini denetlemenin bir aracı olarak kürtajı gündeme getirmiştir. Kürtaj, kadının mücadelesiyle kazanılmış bir haktır ve kürtajın tek kararı kadına aittir. Yeni nüfus politikalarının bir parçası olarak esasta sermayeye ucuz işgücü amacı taşıyan politikalarla kadını bir üreme aracı olarak gören zihniyet tarafından 3 çocuk dayatılmaktadır. Devlet eliyle işlenen bir diğer cinayet, erkek egemen anlayışının LGBT bireylere yönelik nefret söylemi ile ürettiği nefret cinayetleridir. Bu nefret suçları yasalarda henüz karşılığını bulamamıştır.” denildi.
SAMSUN
Dünya Kadınlar Günü eylemi Samsun’da yüzlerce kadınla kutlandı. Kadınların öfkesinin ve coşkusunun hakim olduğu mitingde savaşa, şiddete, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine karşı kadın dayanışması vurgusu yapıldı
Samsun Konak Sineması önünde toplanan kadınlar Samsun’da yürüyüşe kapalı olan Samsun Çiftlik Caddesi’nde yapılan yürüyüş ile başladı. 200’e yakın kadının katıldığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Samsun Kadın Platformu’nun çağrısıyla gerçekleşti.
Halkevci Kadınlar'ın da katıldığı yürüyüş esnasında “Erkek vuruyor, AKP koruyor”, “AKP elinin bedenimden çek”, “Şiddete, tacize, tecavüze son”, “AKP yasası kadın düşmanı”, “Kürtaj haktır, karar kadınların” sloganlarıyla ve söyledikleri şarkılarıyla renkli görüntülere sahne oldu.
Polisin her türlü prokovatif davranışlarına ve Çiftlik Caddesi’nde yürüyüşe izin vermemek istemesine rağmen kadınlar yürüyüş yürüyüş ve basın açıklamasını gerçekleştirdi.
Eylemde okunan basın açıklamasında; “Kadına yönelik baskı şiddet, taciz, tecavüz her geçen gün sistematik bir şekilde sıradanlaştırılırken günde 5-6 kadın öldürülmektedir. AKP’nin 11 yıllık iktidarı döneminde kadın cinayetleri %1400 oranında arttı. Canik’de Yasemin Kadı eski eşi tarafından öldürüldü. AKP iktidarı ile giderek derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliği kadına yönelik her türlü şiddeti meşrulaştırmaktadır. AKP’nin yasalarıyla ve söylemleriyle kadınların katlini vacip ilan eden gerici uygulamalarına karşı buradayız! Kadınlar olarak ölümlerimizi saymaktan yorulduk, artık yeter!”
Açıklamanın devamında kadınlar taleplerini şu şekilde sıraladı: “Bizler buradayız, kadının bedeni üzerinde tek söz sahibi kendisinin olduğu geçeğinin kabul edilmesini, kürtajın bir hak olduğu kararın kadına ait olduğunun bilinmesini istiyoruz
Bizler buradayız, kadın katillerine indirim, koruma değil caydrıcı ağır cezalar istiyoruz.
Bizler buradayız, eğitimde fırsat eşitliği ilkesini yok eden cinsiyetçi 4+4+4 örneğinde olduğu gibi AKP hükümetinin kadın düşmanı politikalarını reddediyoruz. Kadın düşmanı cins ayrımcı dil kullanan tüm sorumluların görevlerinden istifasını istiyoruz.”
Basın açıklamasından sonra Samsun Süleymaniye geçidinde tiyatro gösterimi ve halaylar çekilerek eyleme son verildi.
SİVAS
Sivas’ta Halkevci Kadınlar ve Üniversiteli Kadın Kolektifi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde 10 Mart’ta kent meydanında bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Kadına yönelik şiddetin, tacizin, tecavüzün kölesi olmayacağız” diyerek 8 Mart’ta AKP’nin kadın düşmanı politikalarına kanmayan kadınların birçok ilde sokakları doldurduğuna dikkat çekildi. Basın açıklamasının ardından Sivas Halkevi’nde etkinlik düzenlendi.
TRABZON
Trabzon Demokratik Kadın Platformu’nun düzenlediği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yürüyüşü coşkuyla gerçekleşti. Trabzon Merkez Postane önünde toplanan kadınlar şarkılar, sloganlar eşliğinde yaklaşık Meydan Parka yürüdü. Burada açıklamayı Demokratik Kadın Platformu adına Nurcan Üzgeç Mollaoğlu yaptı. Üzgeç, tarihten aldıkları güçle ayrımcılığa, güvencesizliğe, şiddete ve savaşa karşı bir araya geldiklerini belirtti.
Gericilik biçimleri ile sürekli yeniden üretilen şiddete, cinsiyetçiliğe ve ırkçılığa maruz kalıyoruz diyen Üzgeç, İstanbul Sirkeci karakolunda ve Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Üniversiteli Kadın Kolektifi’ne dönük saldırıları hatırlattı.
Farabi Hastanesi işçilerinin yılbaşından bu yana işlerini geri alma talebiyle direndiğini söyleyen Üzgeç, direnişin sembolü kadın işçilerin de hemen her gün özel güvenlik görevlilerinin fiziksel şiddetine ve tacizine maruz kaldığını ifade etti. Üzgeç “Biz kadınlar, haklı talepleri karşılanana kadar işçi kadınların yanında mücadele edeceğiz” dedi.
Ankara Mamak'ta kadın kadına buluşma
Posted by halkevcikadinlar gündem, haber, halkevci kadınlar, kadin, manşet 05:02
Mamaklı kadınlar, Halkevci kadınların düzenlediği “Babayı, kocayı, çocuğu evde bıraktık, kadın kadına buluşuyoruz” şenliğinde buluştu. Yaklaşık 600 kadının katıldığı şenlik geçtiğimiz pazar günü saat 13.00'de başladı. Şenlikte ilk olarak bir slayt gösterisi yapıldı. Ardından sahne alan Zeynep Karababa'nın türküleriyle halaylar çekildi. Zeynep Karababa'nın ardından Şirintepe Kadın Korosu sahne aldı. Halkevleri'nin 81. Yıl Şenliği'nin tanıtımının yapıldığı kadın şenliğinde Şirintepe Kadın halk Oyunu Ekibi de bir gösteri yaptı. Dostlar Halk Odası'ndan kadınlar ise hazırladıkları skeçleri kadınlara oynadı.
Kadın Şenliği'nde Halkevci Kadınlar adına Sevinç Hocaoğulları bir konuşma yaptı. Hocaoğulları konuşmasında AKP'nin kadınları, eğitimden ,sağlığa, kürtaj hakkından hayatın her alanında ürettiği politikalara kadar mağdur ettiğine değindi. AKP'nin cinsiyetçi, gerici politikalarına karşı tüm kadınları sokağa çağıran Hocaoğulları, AKP'yi kadınların durduracağını söyledi. Sevinç Hocaoğulları'nın ardından sahne alan Caner Gülsüm'ün türküleriyle şenlik sona erdi.
Zülfü Kadın Yaşam Parkı'na yürüyüş
Şenliğin ardından yaklaşık 200 kadın Zülfü Kadın Yaşam Parkı'na doğru yürüyüşe geçti. Kadına şiddetin son bulmasına yönelik sloganlar, birlikte okunan şarkıların ardından parka ulaşılan yürüyüşün sonunda bir sokak tiyatrosu sergilendi. Oldukça duygulu anların yaşanmasına neden olan sokak tiyatrosunun ardından kadınlar 8 Mart'ta sokaklarda buluşmak için sözleşerek ayrıldılar.
Kadınlar Eskişehir’de Halkevi'nde toplandı
Posted by halkevcikadinlar gündem, haber, halkevci kadınlar, kadin, manşet 05:01
Eskişehir’de ''Çayımızı demleyip soframızı birlikte kuruyoruz'' diyerek bir araya gelen Halkevci kadınlar 3 Mart günü, 8 Mart öncesi Halkevi’nde toplandı. Etkinlik yaklaşık 35 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Etkinlikte "Tecavüz'' adlı tiyatro gösterimi yapıldı. Şair Funda Aytüre’nin katılımıyla şiirler okundu. Müzik dinletisi ve 8 Mart'a çağrı için sinevizyon gösterimi yapıldıktan sonra 55 kişinin yargılandığı 14 Mart'da ikinci duruşması görülecek olan kürtaj davasına yapılan çağrının ardından etkinlik sona erdi.
Batıkentli kadınlar 8 Mart öncesinde bir araya geldi
Posted by halkevcikadinlar etkinlik, gündem, haber, halkevci kadınlar, manşet 04:58
Batıkent ve Mesa Halkevleri, 8 Mart öncesinde kadınlarla renkli etkinliklerde buluştu
1 Mart Cuma günü 14.00’da Batıkent Halkevi’nde ilk olarak döviz ve pankart atölyesinde buluşan kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sokaklara çıkarken taşıyacakları materyalleri hazırladılar. “Benim bedenim, benim kararım”, “Yaşasın 8 Mart”, “Bir başımıza değil, kadın başımıza”, “AKP karanlığına meydan okuyoruz”, “Erkek şiddetine hayır”, “Kadın düşmanı AKP’yi durduracağız” yazılarından oluşan renkli dövizler yapan kadınlar, el emeği orijinal pankartlar da yaptılar.
2 Mart Cumartesi günü 14.00’da Batıkent ve Mesa Halkevleri kadınları ortak programda buluştular. Çeşit çeşit yemeklerle büyük bir dostluk sofrası kuran kadınlar, Halkevi Kadınlar’ın hazırladıkları slayt gösteriminin ardından 8 Mart’ı konuştular. 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü yapan tarihsel süreci kısaca konuşan kadınlar, günümüzde kadınların yaşadığı sıkıntıları ve AKP’nin gerici, cinsiyetçi politikalarının sonuçlarını tartıştılar.
Etkinliğe gelen kadınların da yaşadıkları ya da çevrelerinde şahit oldukları sıkıntıları paylaştıkları etkinlik, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde 12.00’da Kolej Meydanı’nda buluşmak üzere sonlandırıldı.
Halkevci Kadınlar 8 Mart'a hazırlanıyor
Posted by halkevcikadinlar gündem, makale, manşet 06:19
“Bir başımıza değil kadın başımıza, kadın düşmanı AKP’yi durduracağız. Karar da bizim Yaşam da” diyen Halkevci Kadınlar 8 Mart öncesinde mahallelerde kahvaltılar, şenlikler, müzik dinletileri, panel gibi pekçok etkinlikle bir araya geliyor
İSTANBUL
İstanbul’da kadınlar şenlikte buluşuyor Okmeydanı, Gültepe, Çağlayan, Gaziosmanpaşa, Gazi, Sarıyer Halkevleri’nde kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesinde şenlikte buluşuyor. 3 Mart günü saat 14.00’de Şişli’deki Haldun Dormen Sahnesi’nde yapılacak olan şenliğe kadınlar “Babayı, kocayı, çocuğu evde bıraktık. Kadın kadına buluşuyoruz” diyerek çağrı yapıyor. Pınar Aydınlar sahne alacağı şenlikte forum tiyatro yapılacak ve Halkevleri Kadın Atölyeleri çalışmaları sergilenecek.
Uğur Mumcu Halkevi 7 Mart Saat 18.00 Uğur Mumcu Halkevi'nde 8 Mart konulu sohbet, kısa film gösterimi ve müzik dinletisi
Avcılar Halkevi 3 Mart saat 14.00 8 Mart konulu sohbet, müzik dinletisi
Bahçelievler Halkevi 28 Şubat Perşembe saat:14.00 Bahçelievler Halkevi’nde 8 Mart etkinliği (söyleşi, video gösterimi, tiyatro, müzik ) 2 Mart Cumartesi saat:14.00 Bahçelievler Sivas Zara( Büyük Kaya ) Köy Derneği’nde etkinlik. (Söyleşi video gösterimi müzik dinletisi)
Beylikdüzü Halkevi 1 Mart Cuma saat:17.00 Beylikdüzü Sağlık Sitesi Sosyal Aktivite Salonu’nda kadın sağlığı paneli
Esenyurt Halkevi 3 Mart Pazar saat: 11.00 Esenyurt Halkevi’nde kadınlarla kahvaltı, sohbet
İkitelli Halkevi 28 Mart Perşembe saat: 14.00 Kadın etkinliği (söyleşi)
Sefaköy Halkevi 3 Mart Pazar saat: 14.00 Kadın etkinliği (söyleşi, video gösterimi)
Kadıköy Halkevi 8 Mart Cuma günü saat 17.00'de Kilise Meydanı’nda Sokak Şenliği
ANKARA Ankara'da Halkevci Kadınlar 8 Mart etkinliklerine bu yıl da şenlikli ve heyecanlı şekilde başladılar. Ankara çalışma programından notlar şöyle: Ankara Kadın Platformu: Ankara Kadın Platformu bu yıl da aldığı kararla Ankara’da 8 Mart günü saat 12:00’de Kolej’de toplanıp Ziya Gökalp caddesine yürüyecekler. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Halkevci Kadınlar birlikte güçlü bir ses çıkarılacak olan 8 Mart programının Ankara Kadın Platform’unda hazırlamasına dahil oldular. Mamak Halkevleri: Mamak Bölgesindeki Saimekadın, Şirintepe, Mutlu, Mamak Halkevi bu yıl ortaklaşa 3 Mart Pazar günü Açıkalın Düğün Salonunda “Babayı, Kocayı, Çocuğu Evde Bıraktık Kadın Kadına Buluşuyoruz ” şenliğinde buluşuyorlar. Yapılacak olan program Zeynep Karababa, Caner Gülsüm, Halkevci Kadınlar Korosu, Kadın Halkoyunları Ekibi, Kadın Tiyatrosu, Skeç ve Dramadan oluşuyor. Bölgedeki Halkevlerinde şenlik öncesi kadın tiyatro, koro, halkoyunları ekipleri çalışmalarını devam ettiriyorlar. Ayrıca kadınlar Halkevleri şubelerinde şenlik örgütlenmesine ve 8 Mart’ın önemine dair toplantılar yapıp, konser tanıtımını pazar yerlerinde ve mahalle meydanlarında yapacaklar. Bu yıl Mamak Bölgesinde yapılacak olan şenlik kocası tarafından katledilen ve ardından Halkevci Kadınlar tarafından Zülfü’nün ismi verilen Zülfü Kadın Yaşam Parkında son bulacak.
Batıkent ve Mesa Halkevleri: Batıkent ve Mesa Halkevlerinde yapılmakta olan kadın drama kursu ve kadın emeği atölyesi 8 Mart öncesi hazırlıklarını hızlandırdı. Batıkent ve Mesa Halkevlerinin 8 Mart öncesi etkinlik programı şöyle: 23 Şubat: Mesa Halkevi uzun süredir yaptığı Kadın Emeği Atölyesi’ni bu sefer 8 Mart için toplayacak. Kadın atölyede 8 Mart’ta kullanmak üzere döviz, el pankartları yapacaklar. 24 Şubat: Kadınlar her ay yapılan kahvaltıda buluşacaklar, kahvaltıdan sonra hep birlikte 8 Martın örgütlenmesini konuşacaklar. 1 Mart: Kadın emeği atölyesi toplanacak. 8 Martta kullanmak üzere her kadın kendi dövizini ve el pankartını yapacaklar. 2 Mart: Mesa Halkeviyle birlikte Batıkent Halkevinin bahçesinde kadınlarla küçük bir şenlik yapacaklar. Şenlikte 8 Marta dair konuşmalar ve çağrılar, kadın drama atölyesinin gösterimleri, film gösterimi, slayt ve müzik dinletisi olacak. 3 Mart: Batıkent Halkevinde her ay yapılan kahvaltı sonrası kadınlarla 8 Mart’a dair toplantı yapılıp, son hazırlıklar konuşulacak. 6-7 Mart: Batıkent metro istasyonu çıkışında Batıkent ve Mesa Halkevleri birlikte, kadın fotoğraflarından oluşacak kadın sergisi, müzik dinletisi ve bildiri dağıtımı yapacaklar.
Dikmen ve İlker Halkevleri: Dikmen ve İlker Halkevlerinin kadınları 8 Mart örgütlenmesini ilk olarak sokaklarda ve Pazar yerlerinde dağıtacakları bildirilerle yapacaklar. Diğer programları ise şöyle: 2 Mart: Dikmen ve İlker Halkevlerinde 8 Mart öncesinde şubelerde kahvaltı, kadın toplantıları, film gösterimleri yapılacak ve kadınlar 8 Mart’ta kullanmak üzere kendi döviz ve el pankartlarını kendileri yapacaklar. 3 Mart: Dikmen ve İlker Halkevleri şube önlerinde başlatacakları yürüyüşle hep birlikte son zamanlarda bir çok tehdit alan ve saldırıya uğrayan Dikmen Vadisi’nin Kadınlarıyla buluşacaklar. Hep birlikte 8 Mart’ı konuşup tartışacaklar.
Keçiören Halkevi: Keçiören Halkevi 8 Mart hazırlıklarına başladı. 17 Şubat: İlk olarak kadınlarla toplanılıp 8 Mart’a yönelik tartışmalar yapıldı ve sonrasında 3 Mart Pazar günü buluşmak üzere sözleşildi. 3 Mart: Kadınlar Keçiören Halkevinde buluşup hep birlikte kendi döviz ve el pankartlarını yapacaklar. 5 Mart: Kadınlar: Bölgedeki pazar yerlerinde bildiri dağıtımı ve kadınlara 8 Mart çağrısı yapılacak.
TRABZON
Trabzon 8 Mart programı
8 Mart 2013 13.00'da Farabi Hastanesi’nde işten atılan taşeron işçileri ziyaret 17.30'da Trabzon’daki demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla meşaleli yürüyüş 9 Mart 2013 AKP'nin kadın düşmanlığı ve medyadaki cinsiyetçiliğin tartışılacağı ''Türkiye'de Kadın Düşmanı Politikalar'' paneli. Panel Trabzon Sanatevi Garaj Salonunda saat 13.00'da yapılacak. Panelin ardından kemençe sanatçısı İlknur Yakupoğlu müzik dinletisi gerçekleştirilecek. Konuşmacılar: Pınar Öğünç-Radikal Gazetesi yazarı Arş.Gör.Çağrı Kaderoğlu Bulut-Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Fatma Genç-sendika.org yazarı
İZMİR Konak Halkevi 24 Şubat Pazar saat 14.00 Söyleşi, video gösterimi, müzik Yer: 859 Sok. No: 6 Kat: 3 D: 302 Konak İletişim: 0541 850 54 26
Çiğli Halkevi 6 Mart Çarşamba Saat: 13.30 Söyleşi, video gösterimi, kadın korosu İletişim: 0538 230 16 61 Gültepe Halkevi 4 Mart Pazartesi Saat: 13.30 Video gösterimi, kadın tiyatrosu, kadın şiirleri, müzik İletişim: 0544 978 29 56
ANTALYA HALKEVİ 2 Mart Pazar günü saat 14:00 Mazıdağı Mahallesinde film gösterimi ( Renklerin Çeşitliliği) 3 Mart Pazar günü saat 13:00’te Demirgül Mahallesinde film gösterimi ( Renklerin Çeşitliliği) 6 Mart saat 12.00’de Antalya Merkezde 8 Mart'ta çağrı stantı açılacak
İSTANBUL
İstanbul’da kadınlar şenlikte buluşuyor Okmeydanı, Gültepe, Çağlayan, Gaziosmanpaşa, Gazi, Sarıyer Halkevleri’nde kadınlar 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesinde şenlikte buluşuyor. 3 Mart günü saat 14.00’de Şişli’deki Haldun Dormen Sahnesi’nde yapılacak olan şenliğe kadınlar “Babayı, kocayı, çocuğu evde bıraktık. Kadın kadına buluşuyoruz” diyerek çağrı yapıyor. Pınar Aydınlar sahne alacağı şenlikte forum tiyatro yapılacak ve Halkevleri Kadın Atölyeleri çalışmaları sergilenecek.
Uğur Mumcu Halkevi 7 Mart Saat 18.00 Uğur Mumcu Halkevi'nde 8 Mart konulu sohbet, kısa film gösterimi ve müzik dinletisi
Avcılar Halkevi 3 Mart saat 14.00 8 Mart konulu sohbet, müzik dinletisi
Bahçelievler Halkevi 28 Şubat Perşembe saat:14.00 Bahçelievler Halkevi’nde 8 Mart etkinliği (söyleşi, video gösterimi, tiyatro, müzik ) 2 Mart Cumartesi saat:14.00 Bahçelievler Sivas Zara( Büyük Kaya ) Köy Derneği’nde etkinlik. (Söyleşi video gösterimi müzik dinletisi)
Beylikdüzü Halkevi 1 Mart Cuma saat:17.00 Beylikdüzü Sağlık Sitesi Sosyal Aktivite Salonu’nda kadın sağlığı paneli
Esenyurt Halkevi 3 Mart Pazar saat: 11.00 Esenyurt Halkevi’nde kadınlarla kahvaltı, sohbet
İkitelli Halkevi 28 Mart Perşembe saat: 14.00 Kadın etkinliği (söyleşi)
Sefaköy Halkevi 3 Mart Pazar saat: 14.00 Kadın etkinliği (söyleşi, video gösterimi)
Kadıköy Halkevi 8 Mart Cuma günü saat 17.00'de Kilise Meydanı’nda Sokak Şenliği
ANKARA Ankara'da Halkevci Kadınlar 8 Mart etkinliklerine bu yıl da şenlikli ve heyecanlı şekilde başladılar. Ankara çalışma programından notlar şöyle: Ankara Kadın Platformu: Ankara Kadın Platformu bu yıl da aldığı kararla Ankara’da 8 Mart günü saat 12:00’de Kolej’de toplanıp Ziya Gökalp caddesine yürüyecekler. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Halkevci Kadınlar birlikte güçlü bir ses çıkarılacak olan 8 Mart programının Ankara Kadın Platform’unda hazırlamasına dahil oldular. Mamak Halkevleri: Mamak Bölgesindeki Saimekadın, Şirintepe, Mutlu, Mamak Halkevi bu yıl ortaklaşa 3 Mart Pazar günü Açıkalın Düğün Salonunda “Babayı, Kocayı, Çocuğu Evde Bıraktık Kadın Kadına Buluşuyoruz ” şenliğinde buluşuyorlar. Yapılacak olan program Zeynep Karababa, Caner Gülsüm, Halkevci Kadınlar Korosu, Kadın Halkoyunları Ekibi, Kadın Tiyatrosu, Skeç ve Dramadan oluşuyor. Bölgedeki Halkevlerinde şenlik öncesi kadın tiyatro, koro, halkoyunları ekipleri çalışmalarını devam ettiriyorlar. Ayrıca kadınlar Halkevleri şubelerinde şenlik örgütlenmesine ve 8 Mart’ın önemine dair toplantılar yapıp, konser tanıtımını pazar yerlerinde ve mahalle meydanlarında yapacaklar. Bu yıl Mamak Bölgesinde yapılacak olan şenlik kocası tarafından katledilen ve ardından Halkevci Kadınlar tarafından Zülfü’nün ismi verilen Zülfü Kadın Yaşam Parkında son bulacak.
Batıkent ve Mesa Halkevleri: Batıkent ve Mesa Halkevlerinde yapılmakta olan kadın drama kursu ve kadın emeği atölyesi 8 Mart öncesi hazırlıklarını hızlandırdı. Batıkent ve Mesa Halkevlerinin 8 Mart öncesi etkinlik programı şöyle: 23 Şubat: Mesa Halkevi uzun süredir yaptığı Kadın Emeği Atölyesi’ni bu sefer 8 Mart için toplayacak. Kadın atölyede 8 Mart’ta kullanmak üzere döviz, el pankartları yapacaklar. 24 Şubat: Kadınlar her ay yapılan kahvaltıda buluşacaklar, kahvaltıdan sonra hep birlikte 8 Martın örgütlenmesini konuşacaklar. 1 Mart: Kadın emeği atölyesi toplanacak. 8 Martta kullanmak üzere her kadın kendi dövizini ve el pankartını yapacaklar. 2 Mart: Mesa Halkeviyle birlikte Batıkent Halkevinin bahçesinde kadınlarla küçük bir şenlik yapacaklar. Şenlikte 8 Marta dair konuşmalar ve çağrılar, kadın drama atölyesinin gösterimleri, film gösterimi, slayt ve müzik dinletisi olacak. 3 Mart: Batıkent Halkevinde her ay yapılan kahvaltı sonrası kadınlarla 8 Mart’a dair toplantı yapılıp, son hazırlıklar konuşulacak. 6-7 Mart: Batıkent metro istasyonu çıkışında Batıkent ve Mesa Halkevleri birlikte, kadın fotoğraflarından oluşacak kadın sergisi, müzik dinletisi ve bildiri dağıtımı yapacaklar.
Dikmen ve İlker Halkevleri: Dikmen ve İlker Halkevlerinin kadınları 8 Mart örgütlenmesini ilk olarak sokaklarda ve Pazar yerlerinde dağıtacakları bildirilerle yapacaklar. Diğer programları ise şöyle: 2 Mart: Dikmen ve İlker Halkevlerinde 8 Mart öncesinde şubelerde kahvaltı, kadın toplantıları, film gösterimleri yapılacak ve kadınlar 8 Mart’ta kullanmak üzere kendi döviz ve el pankartlarını kendileri yapacaklar. 3 Mart: Dikmen ve İlker Halkevleri şube önlerinde başlatacakları yürüyüşle hep birlikte son zamanlarda bir çok tehdit alan ve saldırıya uğrayan Dikmen Vadisi’nin Kadınlarıyla buluşacaklar. Hep birlikte 8 Mart’ı konuşup tartışacaklar.
Keçiören Halkevi: Keçiören Halkevi 8 Mart hazırlıklarına başladı. 17 Şubat: İlk olarak kadınlarla toplanılıp 8 Mart’a yönelik tartışmalar yapıldı ve sonrasında 3 Mart Pazar günü buluşmak üzere sözleşildi. 3 Mart: Kadınlar Keçiören Halkevinde buluşup hep birlikte kendi döviz ve el pankartlarını yapacaklar. 5 Mart: Kadınlar: Bölgedeki pazar yerlerinde bildiri dağıtımı ve kadınlara 8 Mart çağrısı yapılacak.
TRABZON
Trabzon 8 Mart programı
8 Mart 2013 13.00'da Farabi Hastanesi’nde işten atılan taşeron işçileri ziyaret 17.30'da Trabzon’daki demokratik kitle örgütlerinin katılımıyla meşaleli yürüyüş 9 Mart 2013 AKP'nin kadın düşmanlığı ve medyadaki cinsiyetçiliğin tartışılacağı ''Türkiye'de Kadın Düşmanı Politikalar'' paneli. Panel Trabzon Sanatevi Garaj Salonunda saat 13.00'da yapılacak. Panelin ardından kemençe sanatçısı İlknur Yakupoğlu müzik dinletisi gerçekleştirilecek. Konuşmacılar: Pınar Öğünç-Radikal Gazetesi yazarı Arş.Gör.Çağrı Kaderoğlu Bulut-Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Fatma Genç-sendika.org yazarı
İZMİR Konak Halkevi 24 Şubat Pazar saat 14.00 Söyleşi, video gösterimi, müzik Yer: 859 Sok. No: 6 Kat: 3 D: 302 Konak İletişim: 0541 850 54 26
Çiğli Halkevi 6 Mart Çarşamba Saat: 13.30 Söyleşi, video gösterimi, kadın korosu İletişim: 0538 230 16 61 Gültepe Halkevi 4 Mart Pazartesi Saat: 13.30 Video gösterimi, kadın tiyatrosu, kadın şiirleri, müzik İletişim: 0544 978 29 56
ANTALYA HALKEVİ 2 Mart Pazar günü saat 14:00 Mazıdağı Mahallesinde film gösterimi ( Renklerin Çeşitliliği) 3 Mart Pazar günü saat 13:00’te Demirgül Mahallesinde film gösterimi ( Renklerin Çeşitliliği) 6 Mart saat 12.00’de Antalya Merkezde 8 Mart'ta çağrı stantı açılacak
Çiğli Halkevi’nde Kadın Sağlığı seminerlerinin ikincisi yapıldı
Posted by halkevcikadinlar gündem, haber, manşet 01:08Kürtaj yasası: Bir değersizleştirme projesi
Posted by halkevcikadinlar haber, makale, manşet 03:51
Sağlık Bakanı Recep Akdağ ‘Üreme Sağlığı Yasa Taslağı’na ilişkin çalışmaların tamamlandığını açıkladı. Geçtiğimiz yıl mayıs ayında Başbakan Erdoğan’ın “Kürtaj bir cinayettir” açıklamasıyla başlayan kürtaj tartışmaları sırasında, kadınlar birçok ilde kitlesel eylemler örgütleyerek kürtaj hakkını ortadan kaldıracak düzenlemeye sokaklarda yanıt vermişti. Kadınların başbakanın açıklamalarından sonra süren tepkisi AKP’ye geri adım attırdı ancak kürtaj hakkına yönelik saldırılar fiili olarak sürdü. Yeni hazırlanan yasa taslağına ilişkin konuşan Akdağ, 10 haftalık kürtaj süresinde bir değişikliğini olmadığını söyledi ama yeni yasa taslağı kürtaj hakkına yönelik bir dizi kısıtlamayı içeriyor.
Akdağ’ın kürtaj açıklamalarına karşı kadınların görüşlerine başvurduk. KASAUM (Kadın Sorunları Araştırma Merkezi) faaliyet gösteren Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Alev Özkazanç ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu Üyesi Uzm. Dr. Müge Yetener yasa taslağına ve kadınların mücadelesine ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Yeni hazırlanan kürtaj yasa taslağı nedir? Ne getiriyor?
Alev Özkazanç: Bu yasa taslağını biz de ancak medyadan duyduğumuz kadarıyla inceleme fırsatı bulabiliyoruz. Bu taslağın adı Üreme Sağlığı Yasa Taslağı, stratejik olarak isminden de görüleceği gibi, kafa karıştırıcı bir taslak. Ensest ifadesi yasaya giriyor. Taslağın bir kısmında tecavüz, cinsel istismar ve ensest suçlarının cezalarının arttığına ilişkin bir perspektif var. Pek çok kişi bunu kadın hakları açısından olumlu bulabilir. Fakat tasarıdaki bu yön kürtaja ilişkin yeni düzenlemelerle birlikte sunulmuş. Bu da tasarıya toptan bir şey söylenmesinin önünü kesen bir hamle. Tam da bu hedeflenmiş olabilir diye düşünüyorum.
Daha önceden kürtaj süresinin 4 haftaya kadar indirileceği konuşulurken, kürtaja ilişkin yasada hafta sınırlandırılmasına gidilmemiş olması çok önemli bizim açımızdan.
Taslağın geliştirdiği ayrıntı gibi görülen şeylerle, kürtaj daha zor ulaşılabilir duruma getiriliyor. Mesela daha önce olmayan, “kürtaj tam teşekküllü devlet hastanelerinde yapılabilir” koşulu. Devlet hastaneleri tartışmalar başlanmadan önce bile bekâr kadınlar konusunda zorluklar yaratıyordu. Bekâr kadınlara sadece özel hastaneler, doktorlar böyle bir olanak tanıyorlardı. Şimdi özel hastanelerin de önünün kapatılıyor olması kürtaja erişimi büyük oranda düşürecek bir numaralı faktör.
İkincisi, Amerika’da kürtaj karşıtı odakların yasaya geçirdiği şey, şimdi de Türkiye’de yasaya geçirilmeye çalışılıyor. Bekleme süreleri yaratılarak bilgilendirme adı altında kadınlara psikolojik şiddet uygulanacak. Bilgilendirmenin içeriği tabii ki yasada yer almıyor, bu doktorun kendisine bağlı olarak geliştirilecek. Örneğin bebeğin kalp atışlarının anneye dinlettirilmesi gibi. İki-üç günlük bu mühlet, zaten zor bir şekilde kürtaj kararını alan kadının durumunu daha da zorlu bir hale getirecek.
Bir diğer mesele de kürtajın, hekimin kararına bırakılması, bu ret hakkının çok keyfi bir şekilde kullanılabileceği anlamına gelir. Böylece kadınlar giderek kürtaj yaptıracak doktor bulma konusunda ciddi sıkıntı yaşayacak, hatta bu, bazı bölgelerde hiçbir doktora ulaşamayacakları durumlara yol açacak.
Ayrıca yasa kürtaj süresi geçtikten sonra kendisine kürtaj uygulaması yapan kadınların cezalarını iki katına çıkarıyor. Bu uygulamayı yapan hekimin cezası da fazlaca artıyor. Tüm bu yollarla bu yasanın, gericileşen bir iklimde kadınların kürtaja erişimini zorlaştırma yönünde bir etki yaratacağı kesin.
Hükümetin kürtaj konusundaki saldırısı üzerine sokaklara dökülen kadınlar ve kadın hareketinin geldiği noktayı nasıl değerlendirirsiniz?
Başbakanın kürtaj ile ilgili yaptığı çıkışa kadın hareketi hazırlıksız yakalandı. Birkaç dergide yayımlanan yazı dışında kürtaj Türkiye’de kadın hareketinin gündemine aldığı bir konu olmamıştı, politize edilmiş bir konu değildi. Birdenbire ağır bir şekilde, Uludere ile, cinayet ile ilişkilendirilerek konunun politikleştirilmesi ve kamuoyunun önüne konulması bizi zor durumda bıraktı. Kadın hareketi de bunun etkisiyle çok hızlı bir biçimde örgütlenmeye, faaliyete geçmeye başladı. Aynı zamanda iktidarın yönelimleri açısından yeni bir evreye girildiğini işaret eden kötü bir gelişme oldu bu. Kürtaj ile ilgili konular bir daha geri çevrilemeyecek şekilde Türkiye siyasi tarihine girmiş oldu. O andan itibaren kadın hareketi açısından da yeni bir döneme girilmiş olunduğunu fark ettik. Kadın hareketi feministlerin önderliğinde oldukça başarılı bir karşı duruş sergiledi. Bu duruş sırasında kullandığımız dili, söylemi, sloganları eleştirel bir biçimde tekrar durup düşündük. Daha fazla kitleselleşme sağlayacak şekilde neler yapabileceğimiz ya da söylemlerin kadınlar ve bedenleri üzerinde olmasının sınırlarının neler olduğu üzerine fazlaca tartışmalar oldu. Feministler arasında bu konuda görüş farklılıkları oldu. Tüm bu tartışmalara rağmen hareketin o dönemde başarılı olduğunu düşünüyorum. Belki de daha hazırlıklı olsaydık daha kitlesel olabilirdik. Ancak iktidar örgütlü kadın tepkisini de gözeterek, kendi ulaşmaya çalıştığı hedef kadın kitlesinin de desteğini sağlayamadığını da fark ederek geri çekildi bu yasa taslağı konusunda. Bu geri çekilme önemli bir boyuttaydı, nihayetinde o dönem kürtajı tamamen yasadışına çıkarma, hatta tecavüz durumunda oluşan gebelikler konusunda bile kürtaja izin vermeyecekleri konusunda aşırı söylemler mevcuttu. Bu aşırılılıkların törpülenmesi ve geri çekilmesi kadın hareketinin başarısı olarak görülebilir.
Bir kadın hareketi aktivisti olarak değil de bir hekim olarak kürtaj yasası hakkında ne söylersiniz?
Müge Yetener: Öğrenciliğim sırasında kürtaj yasaktı. Özellikle Halk Sağlığı ve Kadın Doğum hocalarımızdan kadınların kürtaj yaptırmak için başvurduğu yöntemleri, ödedikleri bedelleri dinlerdik. Kadınların rahimlerine çeşitli sivri cisimlerle uyguladıkları darbeler sonucu kan kaybı veya enfeksiyon nedeniyle hayatlarını kaybettiklerini veya birçok kalıcı hasara uğradıklarını dinlerdik. O zamanlarda sepsis (enfeksiyona bağlı rahatsızlıklar için) acil servisi vardı hastanelerde, çok fazla kadının kendi kendine kürtaj yapması sonucunda birçok enfeksiyon hastalığına yönelik acil hastaların sonucunda hastanelerde açılmıştı bu servis. Tüm bu sonuçları gören, bu bedelleri yaşayan birçok kadın, özellikle hekimler, kürtaj yasası için mücadele ettiler. O zamanlar Türkiye’de kadın hareketi güçlü değildi ancak yaşanan bu sonuçlar büyük etkiye sahipti ve baskı oluşturmuştu bu yasanın çıkmasında. Kürtaj yasası kadın sağlığı ve kadınların özgürlükleri açısından çok olumlu bir sonuç ve kazanımdı.
Kürtaj yasası: Bir değersizleştirme projesi
Şimdi bu kazanımın geriye alınma çabalarına bütün olarak baktığımızda bunun kadının bedenine ve cinselliğine yönelik çok büyük bir devlet denetimi olduğunu görüyoruz. Kadının kaç çocuk doğuracağına, hangi yöntemle doğuracağına, kürtajı hangi süreler içinde yaptıracağına devlet, yasalarla müdahale ediyor. Bu otokratik yaklaşım kadınlar açısından kendi hayatlarıyla ilgili karar veremedikleri için bir değersizleştirme, ikincilleştirme anlamına geliyor. Bu aslında daha büyük bir projenin kadın bedeni üzerinden inşasıdır. Bu proje içerisinde kadın kimliğini yok ederek sadece anne kimliğine sıkıştırma, annelik üzerinden bir değer atfetme ve insan-kadın kimliğini yok saymak var. Temel amaçlardan biri ise devletin sosyal rollerini; aile kurumunu ve aile içindeki kadın rolünün konumunu güçlendirerek, tüm bu rolleri aile içindeki kadına yüklemek. Kürtaj yasağı da aslında bunun bir parçası çünkü üç çocuk söylemleri ile devam eden bu aile projesine kürtaj serbestîsi bunu kıran bir şey ve o yüzden bu kırılmaya çalışılıyor. Ayrıca cinselliğe yönelik ahlaki sınırlandırma girişimi de içeriyor bu kürtaj yasağı.
Kadınlar her halükarda kürtaj yaptıracak
Öte yandan, sağlıkta dönüşüm ile birlikte Ana-Çocuk Sağlığı Merkezleri’nin yeterince para kazanmadığı için kapatılmasıyla kadınların doğum kontrol yöntemlerine ulaşması da zorlaştırıldı. Zaten korunma yolları sadece kadının yapması gereken bir uygulamaymış gibi gösterilirdi. Oysa ki erkeklerin de korunması gerekiyorken, ayrıca kadınların bunlara ulaşamaması ayrı bir müdahale biçimini yansıtıyor. Kadınlar her halükarda, kürtaj yasak da olsa kürtaj yaptıracaklardır. Geçmişte de böyle olmuştur, kürtajın yasak olduğu ülkelerde de… Kürtajın yasaklanması, kürtajın sadece güvenli olmayan koşullarda kadınların canı pahasına yapılmasına yol açar.
‘Kürtaj yapmak istemiyorum’ demek vicdani ret sınırına girmez’
Sezaryen sınırlandırması sonucunda hekimler üzerinde kurulan baskıyı açılan soruşturmalarla gördük. Sağlık bakanı şimdi de kürtaj yaptırmak isteyen kadınlara yönelik ikna odalarından söz ediyor. Neler bekliyor kadınları ve hekimleri?
Tabii ki tıp da iktidarın ideolojik araçlarında biri ve uygulamalarda da bu hekimler tarafından yapılmış oluyor. Kadın mücadelesi ve feminist hareket kürtajın açıktan sınırlandırılmasına engel olmuş oldu, çok daha kaba bir sınırlandırma gelebilirdi. Yapılamayınca doktorlara kürtajı reddetme serbestîsi ile daha öncelikli yöntemlere başvuruluyor. Kürtajı sınırlamak bir iktidar yöntemiyken, bir hekimin “kürtaj yapmak istemiyorum” demesi vicdani ret sınırlarına giremez. Bu ancak kadının kürtaja erişim hakkı layıkıyla korunuyorsa mümkündür. İkna odalarına bakacak olursak, kadınlara psikolojik şiddet uygulayarak kürtajdan vazgeçirme projesi.
Ne yapmalı?
Başbakanın açıklamalarını analitik ve politik olarak ciddiye almalıyız. Sadece kürtajla birlikte anlamadık tabii ki bunu. AKP 3. dönem iktidara geldikten itibaren yaptığı, söylediği her şeyle yeni bir dönemin oluştuğunu, Türkiye’nin daha otoriter bir tarza sürüklendiğini gösteren pek çok şey oldu. Dolayısıyla kadın hareketi olarak daha genel bir perspektif zorunlu hale geliyor. Daha genel derken, hem otoriter hem muhafazakâr gidişe karşı, yeni rejimin cinsiyet meselesini merkeze alan bir rotası olduğunu görüyoruz. Bunu açığa çıkaracak biçimde, hem oluşmakta olan rejimin Türkiye’deki cinsiyet rejimi konusundaki ataklarını analiz eden, hem de bunu diğer otoriter ve muhafazakâr gelişmelerle ilişkilendiren yeni bir politik hat çizmek gerektiğini düşünüyorum. Daha geniş kitlelere; hem daha geniş kadın kitlelerine hem de kadınların birlikte hareket edeceği diğer ezilen kesimlere ulaşmak gerektiğini düşünüyorum. Zaten AKP iktidarı uyguladığı, uygulamayı planladığı politikalarla bizi bu yönde düşünmeye yönlendiriyor. Mücadele devam edecek.
‘Hayatımızı geri vermemek için mücadele etmeliyiz’
Kadınların birçok kazanımına yönelik saldırı söz konusu. Kazanımlarımızı ve hayatımızı geri vermemek için mücadele etmemiz gerekiyor. Bu mücadeleyi de her kadın tek başına değil, hep birlikte yapmak gerekiyor.
Kaynak: Sendika.Org/Esra Doyurhan














